3°C
ISTANBUL HAVA DURUMU3°C Kar Yağışlı
BİZE ULAŞIN Çatalağaç köyü halk oyunları ekibi

Güncel

Çatalağaç Köyü Derneği

12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü

- +

”Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyen milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy‘u rahmetle anıyoruz. 12 Mart 1921 tarihinde kabul edilen İstiklal Marşımızın kabulünün 99.yıldönümü kutlu olsun. Çatalağaç Köyü Derneği Yönetim Kurulu.

12 MART İSTİKLÂL MARŞI’NIN KABULÜ

Tüm devletlerin bağımsızlığının sembolü millî marşları vardı. Yeni kurulan ülkemizin de bir millî marşı olması isteniyordu. Millî marş hem bağımsızlığımızın sembolü olacak, hem de yurdumuzun işgal edildiği ve ordumuzun düşmanla mücadele ettiği dönemde halkın moralini artıracaktı. Ayrıca bağımsızlığa olan inancımızı pekiştirecekti. Peki, ama millî marş nasıl yazılacaktı? Çözüm hemen bulundu. Günümüzdeki adıyla Millî Eğitim Bakanlığı o zamanki adıyla Maarif Vekâleti, millî marş için bir yarışma açtı. Yarışma şartları bir genelge ile illere gönderildi. Ayrıca Hâkimiyet–i Millîye gazetesinde de yayımlanarak halka duyuruldu. Herkes kâğıda kaleme sarıldı. Şiir yazmaya başladı.  Yarışmaya gelen şiirler sayıldı. Tam 724 şiir gelmişti. Gelen şiirler arasından millî marşa layık olan eseri seçmek için Meclis’te bulunan milletvekilleri arasından bir seçili kurul oluşturulmuştu. Seçili kurul, yarışma süresi devam ederken gelen 724 şiiri tek tek incelemeye başladı. Ama herkes gördü ki şiirler arasında millî marş olmayı hak edecek düzeyde bir şiir yoktu. Coşku, duygu, bağımsızlık ruhu taşımıyordu. Birinciliğe layık eser yoktu. Şimdi ne olacaktı peki? Yarışmanın sona ermesine de kısa bir süre kalmıştı.

Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey, yarışmaya gelen şiirleri inceledi. Mehmet Âkifin yarışmaya katılmadığını fark etti. Ona göre millî marşı en iyi şekil de sadece Mehmet Âkif yazabilirdi. Çünkü daha önce yazdığı vatan, millet şiirleri ile dikkatleri çekmişti. Kısa bir araştırmadan sonra Mehmet Âkif’in neden yarışmaya katılmadığını öğrendi. Şimdi yapılması gereken, yarışmanın süresi bitmeden Mehmet Âkif’ten bu şiiri yazmasını istemekti. Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Âkife bir mektup yazarak ve onun endişelerini gidererek şiiri yazmasını istedi. Mektubun etkisi oldu mu? Evet, elbette… Mehmet Âkif, şiiri yazmaya karar verdi. Eline kâğıdı, kale mi aldı ve çalışmaya başladı. Yazıyor, üzerini çiziyor, yeniden yazıyor bazen bir mısra üzerinde günlerce uğraşıyor, düşüncelere dalıyordu. Uyku nedir unutmuştu. Hatta Meclis görüşmeleri sırasında bile yaza cağı şiir üzerinde düşünmeye devam ediyordu. Bu çalışmalarının sonucunda İstiklâl Marşı’nı tamamladı.  Marş, 26 Şubat 1921’de gazetelerde yayımlandı ve herkesin büyük beğenisini kazandı. Büyük Millet Meclisi’nde oylama sonucu kabul edildi. İstiklâl Marşı ayakta alkışlandı ve 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45’te Büyük Millet Meclisi’nde millî marşımız olarak kabul edildi. Hamdullah Suphi Bey, İstiklâl Marşı’nı yoğun istek üzerine Meclis kürsüsünde dört defa okudu. Mehmet Âkif, İstiklâl Marşı’nın kabul edildiği gün duygularını şöyle ifade etmişti: “Hayatımdaki en heyecanlı gündü.” Hatta milletvekilleri marşı dinleyip coşkuyla alkışlarken o mütevazılığından genel kurulda duramamış ve salondan çıkmıştı.

İstiklal Marşının Anlam ve Önemi

Dünya üzerinde yer alan her devletin sınırları belli olan bir toprağı, varoluşunu anlatan bir tarihi, yönetim şekli, bayrağı ve milli marşı vardır. Yine her devletin kendi toprakları üzerinde yaşayan, tarihi süreç içerisinde dil ve kültür birliğini yakalamış, ortak değerleri uğruna her türlü fedakârlığı yapabilecek olan toplulukları vardır ki bunlara da millet denir.

Bir milleti millet yapan özelliklerin tamamına ortak değerler denir. Milli marşlarda her toplumun kendine ait olan ortak değerlerinden biridir. Bayrak ve vatan sevgisinin bir tezahürü olan milli marşlar, milli duyguların en güzel ifade edildiği mısralardır.

İşte, İstiklal Marşı’mızda bizleri her okuduğumuzda yeniden heyecanlandırmakta, milli duygularımıza tercüman olmaktadır. Bağımsızlığımızın sembolü olan İstiklal Marşı, Türk milletinin en buhranlı dönemlerinde Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmış, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde milli marşımız olarak kabul edilmiştir.

Türk milletinin işgalci kuvvetlere karşı verdiği mücadeleye rehber olan İstiklal Marşı‘nın her bir satırı büyük bir anlam ve öneme sahiptir. Özünde, vatan, bayrak ve millet sevgisi ön plana çıkmakta, bağımsızlığımızın her ne pahasına olursa olsun mutlaka elde edileceği ifade edilmektedir. Kahramanlık ve inanç duygularının en güzel şekilde işlendiği İstiklal Marşı, taşıdığı anlam sayesinde milletinin duygu ve düşüncelerine tercüman olan, gerek şiir gerekse ezgisi ile dünyada bir eşi ve benzeri daha bulunmayan eşsiz bir milli marştır.

Bu yüzden hepimiz, İstiklal Marşı‘mızı hem şiir hem de taşıdığı anlam ile en güzel şekilde öğrendiğimiz takdirde, vatanımızın, ecdadımız tarafından düşman elinden kurtarılarak, nasıl bağımsızlığına kavuşturulduğunu daha iyi anlar, vatanımıza, bayrağımıza ve bağımsızlığımıza olan sevgi ve bağlılığımızı daha üst seviyelere çıkarmış oluruz.

 

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.